
Kendi halinde bir şehir Edirne ancak geçmişi pekte öyle kendi halinde değil. Bir zamanlar paylaşılamayan bir şehir olduğunu ve bir çok kez işgal edildiğini göz önüne alırsak bulunduğu konum itibariyle de ne kadar önemli bir şehir olduğu ön plana çıkıyor.
Edirne adı ile ilgili yaptığımız çeşitli araştırmalar şehrin adı konusunda ortak bir fikir olduğunu ortaya çıkardı. Edirne adı neredeyse tüm kaynaklarda Yunanca haliyle Hadrianoupolis (Hadrianus'un kurduğu şehir, Hadrianus'un şehri) Türkçede Edrenebol, Edrene ve Edirne olarak evrimleşmesinden gelmektedir. Ancak Edirne ismi ile ilgili olarak bir diğer ihtimal ise yine Yunanca Hadrianoupolis (Hadrianus'un kurduğu şehir, Hadrianus'un şehri) ‘ten türediği tahmin edilen ve Bulgarca Odrin'den evrimleşmesi ile alakalı olduğu düşünülmektedir. Kısaca bir çok kez işgallerle mücadele eden şehir her işgal sonrası yeni isimlerle anılmış ancak 2. Balkan savaşı sonrası Edirne olarak kalmıştır. Edirne’nin kuruluşu Hint ve Avrupa kökenli bir kavim olan Traklar’a dayanmaktadır. Traklar aynı zamanda bölgeye adını vermektedirler. Edirne’nin en eski adlarından biri Odrysai'dir. Görüldüğü gibi Edirne konumu itibariyle bir çok kavim ve uygarlığın işgaline uğramış ve her işgal sonrası yeni bir isimle anılmıştır. İşte bunu kanıtlayan bir başka isim ise Uscudama’dır. Edirme bir zamanlar Uscudama olarak da anılmıştır ancak M.Ö. yaklaşık 170 yıllarında Roma İmporatorluğunun işgal ettiği şehre M.S. 125 yılında Roma İmparatoru Hadrianus’un emriyle şehrin adı Hadrianopolis olarak değiştirilmiştir. Daha sonralarda Roma İmparatorluğunun bölünmesiyle şehir Bizans’lıların eline geçer. Daha sonra Avarlar, Bulgarlar ve Haçlıların eline geçen şehir tekrar Bizans’ın hüküm sürdüğü bir yer haline gelse de 1361 senesinde Osmanlı şehri fetih eder ve 1365 senesinde Edirne Başkent ilan edilir. Bu dönemde son derece önemli bir şehir olan Edirne 1453 yılında İstanbul’un başkent olmasıyla ikinci plana itilir. Ancak yine padişahlar tarafından en sevilen beğenilen gözde bir yerdir Edirne. Edirne’nin talihsizlikler peşini bırakmıyordu, yabancı işgallini 1828-29 yılında yaşayan şehir 93 harbinde Rus’ların eline geçiyor 1912-1913 yılında Balkan Harbinde Bulgarların eline geçiyordu. Balkan harbi sonrası yapılan anlaşma ile şehir Bulgarların olmuştu ancak yapılan anlaşma daha tazeliğini korurken 2. Balkan harbi yaşanıyor ve şehir yeniden Türklerin eline geçiyordu. 1. Dünya Savaşı Osmanlı’nın yenilgisi ile sonuçlanınca Edirne 1920 yılında Yunanlılar tarafından işgal ediliyordu. Kurtuluş savaşında alınan başarılı sonuç ile 25 Kasım 1922’de Edirne tekrar Türk toprağı oluyor ve Lozan Anlaşması sonucunda Yunanistan’dan savaş tazminatı olarak Karaağaç’ın alınmasıyla Edirne günümüzdeki sınırlarını oluşturmuştur. Edirne konumu itibariyle paylaşılamayan şehir olmuştur çünkü Edirne’ye sahip olmak demek Anadolu’ya açılan kapının sizin kontrolünüzde olması demekti. Fakat Edirne’yi işgal eden her devlet bir savaşla karşı karşıya yaşamaya mahkumdu çünkü bu derece önemli bir konuma sahip şehir elbette her devletin sahip olmayı isteyeceği bir bölgeydi. Edirne Avrupa’ya açılan kapı olması ve Anadolu’nun yolunu açan konumu itibariyle gerek Roma İmparatorluğu gerek Bizans, Gerek Bulgaristan ve Osmanlı Edirne için büyük savaş vermiştir. Sonuç itibariyle Edirne Türk toprağı olarak Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olarak hala ülkemizin en önemli şehirlerinden biridir.
Edirne adı ile ilgili yaptığımız çeşitli araştırmalar şehrin adı konusunda ortak bir fikir olduğunu ortaya çıkardı. Edirne adı neredeyse tüm kaynaklarda Yunanca haliyle Hadrianoupolis (Hadrianus'un kurduğu şehir, Hadrianus'un şehri) Türkçede Edrenebol, Edrene ve Edirne olarak evrimleşmesinden gelmektedir. Ancak Edirne ismi ile ilgili olarak bir diğer ihtimal ise yine Yunanca Hadrianoupolis (Hadrianus'un kurduğu şehir, Hadrianus'un şehri) ‘ten türediği tahmin edilen ve Bulgarca Odrin'den evrimleşmesi ile alakalı olduğu düşünülmektedir. Kısaca bir çok kez işgallerle mücadele eden şehir her işgal sonrası yeni isimlerle anılmış ancak 2. Balkan savaşı sonrası Edirne olarak kalmıştır. Edirne’nin kuruluşu Hint ve Avrupa kökenli bir kavim olan Traklar’a dayanmaktadır. Traklar aynı zamanda bölgeye adını vermektedirler. Edirne’nin en eski adlarından biri Odrysai'dir. Görüldüğü gibi Edirne konumu itibariyle bir çok kavim ve uygarlığın işgaline uğramış ve her işgal sonrası yeni bir isimle anılmıştır. İşte bunu kanıtlayan bir başka isim ise Uscudama’dır. Edirme bir zamanlar Uscudama olarak da anılmıştır ancak M.Ö. yaklaşık 170 yıllarında Roma İmporatorluğunun işgal ettiği şehre M.S. 125 yılında Roma İmparatoru Hadrianus’un emriyle şehrin adı Hadrianopolis olarak değiştirilmiştir. Daha sonralarda Roma İmparatorluğunun bölünmesiyle şehir Bizans’lıların eline geçer. Daha sonra Avarlar, Bulgarlar ve Haçlıların eline geçen şehir tekrar Bizans’ın hüküm sürdüğü bir yer haline gelse de 1361 senesinde Osmanlı şehri fetih eder ve 1365 senesinde Edirne Başkent ilan edilir. Bu dönemde son derece önemli bir şehir olan Edirne 1453 yılında İstanbul’un başkent olmasıyla ikinci plana itilir. Ancak yine padişahlar tarafından en sevilen beğenilen gözde bir yerdir Edirne. Edirne’nin talihsizlikler peşini bırakmıyordu, yabancı işgallini 1828-29 yılında yaşayan şehir 93 harbinde Rus’ların eline geçiyor 1912-1913 yılında Balkan Harbinde Bulgarların eline geçiyordu. Balkan harbi sonrası yapılan anlaşma ile şehir Bulgarların olmuştu ancak yapılan anlaşma daha tazeliğini korurken 2. Balkan harbi yaşanıyor ve şehir yeniden Türklerin eline geçiyordu. 1. Dünya Savaşı Osmanlı’nın yenilgisi ile sonuçlanınca Edirne 1920 yılında Yunanlılar tarafından işgal ediliyordu. Kurtuluş savaşında alınan başarılı sonuç ile 25 Kasım 1922’de Edirne tekrar Türk toprağı oluyor ve Lozan Anlaşması sonucunda Yunanistan’dan savaş tazminatı olarak Karaağaç’ın alınmasıyla Edirne günümüzdeki sınırlarını oluşturmuştur. Edirne konumu itibariyle paylaşılamayan şehir olmuştur çünkü Edirne’ye sahip olmak demek Anadolu’ya açılan kapının sizin kontrolünüzde olması demekti. Fakat Edirne’yi işgal eden her devlet bir savaşla karşı karşıya yaşamaya mahkumdu çünkü bu derece önemli bir konuma sahip şehir elbette her devletin sahip olmayı isteyeceği bir bölgeydi. Edirne Avrupa’ya açılan kapı olması ve Anadolu’nun yolunu açan konumu itibariyle gerek Roma İmparatorluğu gerek Bizans, Gerek Bulgaristan ve Osmanlı Edirne için büyük savaş vermiştir. Sonuç itibariyle Edirne Türk toprağı olarak Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olarak hala ülkemizin en önemli şehirlerinden biridir.
Edirne Resimleri İçin http://www.resimler.tv/resimleri81.htm




0 yorum:
Yorum Gönder